Ahşap Oyma Sanatının Tarihçesi

Ahşap, şekil vermesi kolay olan bir malzeme olmasından dolayı ahşap sanatının ortaya çıkış tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Ahşaptan şekil verilerek yapılan heykellere Mısır’da piramitlerde rastlanılmaktadır. Ahşap oyma sanatı tarihin ilk zamanlarından gelen bir sanattır.

Ahşap işçiliği Selçuklulardan başlayarak Türk tarihinde önemli bir yer edinmiştir. İslam dini heykeltıraşlık sanatının yapılmasını yasaklayınca Türk ve Müslümanlar arasında ahşap oymacılığı ilerleme göstermeye başlamıştır. Türkmenistan ahşap oymacılık kalıcı olmuştur. Çeşitli eserler ortaya çıkarmışlardır. Daha sonra Büyük Selçuklu Devletinde gelişme göstermiştir. Saray, cami, mescit, külliye gibi pek çok mimari alanda ahşap oyma sanatından yararlanarak süslemeler yapmışlardır. Anadolu Selçuklular döneminde de özelikle Erzurum, Konya, Harput gibi büyük merkezlerde ahşap oyma sanatının güzelliklerini ortaya koymuşlardır.

ahşap oyma sanatı

Ceviz, armut, elma, sedir, gül ağacı, çam ve benzeri üzerine oyma, kakma, çatma, boyama, çakma gibi teknikler ile ahşap sanatı eserlerine Selçuklular Döneminde sıkça rastlanmaktadır.

Osmanlı Devletinde ahşap oyma sanatı en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Ahşap sanatı mimari de sütunlarda, pencerelerde, kapılarda balkonlarda; camilerde minberde, mihrapta, tavanda; Kuran ve cüz mahfazasında, çeyiz sandıklarında ve pek çok yerde karşımıza çıkmaktadır.

Yapı faaliyetlerini yürütmek ve denetlemekle görevli Hassa Mimarlar Ocağı’nda yetişen Mimar Sinan mimarlıktan önce marangozluk yapmıştır.  Mehmet Ağa’nın ve Dalgıç Ahmet Çavuş’un sedefkârlık öğrendiği düşünülürse Osmanlı sanatında ahşap işçiliğine verilen önem daha iyi anlaşılır.

Osmanlı ahşap işçiliğinde lake tekniğiyle yapılan eşyalar özellikle Edirne’de dikkat çekmektedir. Bu yüzden bu teknik edirnekari olarak da bilinmektedir. Bu iş oldukça zahmet gerektirmektedir. İşlenecek malzeme önce pürüzsüz hale getirilir. Yüzey boyaları emmesin diye vernik sürülür. Kuruduktan sonra üzeri altın yaldız ve çeşitli boyalarla süslenir.

Osmanlı’da bitki hayvanlar stilize edilerek tezyini motifler kullanmışlardır.

19 yüzyılda ahşap oyma sanatı kullanımı yaygınlaşmıştır. Günümüzde ise bu sanat dalı giderek önemini yitirmeye başlamaktadır. Çeşitli kurslar sayesinde bu sanat muhafaza edilerek diğer nesillere aktarılması sağlanmaktadır. Geleneksel sanatlara önem veren ve ilgi duyan insanlar bu sanat dalını öğrenmek için kurslardan yardım almaktadırlar. Böylece hem sanatımıza sahip çıkmış oluruz hem de sonraki kuşaklara aktarılmasında bir rolümüz olur. Aynı zamanda vaktimizi de değerlendirmiş oluruz.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir