Aydınlanma Çağı Felsefesi

Emmanuel Kant aydınlanmayı “Sapere Aude“, aklını kullanma cesaretine sahip ol diyerek tanımlıyordu. Bu ifade aydınlanma çağı felsefesinin ana fikridir. Aydınlanma çağı düşünürlerine göre fikirlerin beyinlerde filizlenmemesini daha doğrusu fikir katillerini at gözlüklü bazı şeylere takılıp kalmış düşünce yapısına sahip insanlardır. Bu insanların fikirleri değil kendi akıllarıyla doğruyu bulacağına inanmış kişilerdir; bu dönemin felsefecileri. Birçok felsefeci farklı düşünceleri savunsa da tek bir ortak düşünceleri vardır; bu da insan, akıl yoluyla doğruyu bulabilmelidir. Aydınlanma düşünürlerine göre önemli olan şey insandır insanın aklıdır. Akıl ve bilgi kuvvet demektir. Aydınlanma filozofları akılcı düşüncenin doğa üstü ve doğaya aykırı olan her şeye karşılardı gerçek olan doğanın olandı. Aydınlanmacılar akılcılık akımının yanında akla yol gösteren deneycilik akımına da önem göstermiş benimsemişlerdir. Mesela Descartes akılcılık geleneğine bağlı Francis Bacon deneyci ve metodçu geleneğini sürdüren önemli isimlerdir. Aydınlanma felsefesinin dayandığı temel ilkelerden bazılarından bahsedecek olursak;

aydınlanma çağı felsefesiAmprisme; Deneycilik olarak bildiğimiz bu akım akılcılığın yanında ki en büyük yardımcısıydı. Akla yol gösteren kesin kanıtlarla aklı sağlıklı düşündürecek bir akımdı.

Rationalizm; Akılcılık olarak tabir ettiğimiz bu akım da aydınlara göre insan için her şeydi. İnsan aklı olan bir varlık ve aklı olmayan veya az olanlar ise insan olarak nitelendirilmiyordu insanın başarılı ve mutlu olabilmek için mutlaka ve mutlaka akla ihtiyacı vardı.

Mutluluk; mutluluk insanın ahiret dünyasında ki mutluluğu değil bu tarafta ki mutluluğu ele alır. İnsan bu dünyada mutlu olmasının dünyadan zevk almasına, doğaya hükmedip daha lüks yaşamasına, yaşam standartlarının yüksek tutulmasına bağlı olduğu düşünülür bunları yapan ve mutluluğa kavuşan insanlar diğer insanlara faydalı olabilirler ve ikili ilişkilerinde daha başarılı olurlar.

Bilim ve Doğa; Bilim zaten bu akımların temelini oluşturuyordu. 15.yüzyıldaki ilerlemeleri güzel bir şekilde özümseyip daha da ileriye götüren başarılı bilim adamları sayesinde bileme güven ve ilgi arttı. Euler, Lagrange ve Laplace bugun matematikte ve mühendislikte kullanılan yüntemleri bulmuşlardı. Laplace gök cisimlerinin tozdan oluştuğunu o zamanlar keşfetmişti. Bilim adamları, düşünürler hatta krallar bile bilimle doğayla uğraşmaya başlamışlardır.

Aydınlanma felsefesinin çeşitli görüşleri çeşitli alanlarda mevcuttur ki ; birincisi devlet görüşüdür aydınların devlet hakkındaki görüşleridir, eğitim görüşü ve din görüşü de mevcuttur. Bu düşünceler hakkında yukarıda bilgileri beğeninize sunmuştum.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir