Borç ve Hisse Senedi Piyasaları

Bir birey veya işletmenin ihtiyaç duyduğu fonları finansal piyasalardan karşılamasının iki yolu bulunmaktadır.Bunlardan birincisi, bono veya ipotek gibi borç araçlarını kullanmaktadır.Borç alanlar söz konusu borç araçlarını, borç verenlere satmakta ve alacaklarına belirli bir tarihe kadar (vade), belirli aralıklarla sabit tutar (faiz) ödemek üzere anlaşmaktadırlar.Borç aracının vadesi bu aracın süresinin dolmasına kadar geçen dönemdir.Borç aracının vadesi bir yıldan daha kısa süreli ise bu araç kısa vadeli; bir ile on yıl arasında ise orta vadeli; on yıldan daha uzun süreli ise uzun vadeli olarak kabul edilir.

Finansal piyasalardan fon sağlamanın ikinci yolu ise hisse senedi çıkarmaktır.Böylece işletmeler gerekli fon ihtiyaçlarını karşılarken, borç vererek bu hisse senetlerine sahip olanlar ise işletmenin gelirine ve varlıklarına sahip oldukları pay ölçüsünde ortak olurlar.Hisse senetleri karşılığında genellikle periyodik ödemeler (dividend, kar payı) yapılmaktadır.Bu araçlar belirli bir vadeleri olmaması nedeniyle uzun vadeli menkul kıymetler olarak değerlendirilirler.

Bir işletmenin bonoları yerine hisse senetlerine karşılık olarak fon vermenin başlıca dezavantajı, işletmenin öncelikli olarak bono sahiplerine ödeme yapmasından sonra kalan gelirden pay hakkına sahip olmalıdır.Buna karşın hisse senedi sahibi olmanın avantajı ise, işletmenin karlılığı ve/veya aktif değerindeki artıştan elde edilecek olan kazançtır.Borç araçları karşılığı fon arz edenlerin getirileri sabit olduğu için oluşturulan bu değerden pay alamayacaklardır.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir