Ülkemizdeki birçok seneryo yazarını derinden yaralayacak bu bilgiyi verdiğim için üzgünüm. Evet birçok senarist bir e-mail ile dahi olsa Christopher Nolan’a ulaşmak istiyor. O mükemmel seneryoları Christopher Nolan tarafından değerlendirmesini istiyor. Ama ne yazık ki o kadar kolay olmayacak.

Şaka bir yana gerçekten zor iş doğrusu. 21. yy’da cep telefonu ve e-mail kullanmamak büyük başarı. Bunu yaşayabilmek için iki seçenek var bence;

  • Ya bir insanın telefon alamayacak kadar maddi zorluk içinde olması gerekiyor. (ki yemedim iPhone aldım, giymedim internet paketi aldım modunda insanlar var. Bu yüzden ikinci seçenekten daha nadir bir durum gibi.)
  • Ya da çok zengin olmalısınız ve hayatın tüp ipleri sizin elinizde olmalı. Annen aramamalı mesela. Ya da patronun gece yarısında şu iş ne oldu? e-mailini bir kontrol eder misin? dememeli. Christopher Nolan’ı bu seçeneğin içine yazabiliriz. İşinde çok başarılı olması da bunun en büyük destekçilerinden. Hangi yapımcı sorabilir ki “Christopher nasıl gidiyor? film sezona yetişecek mi ? ” diye.

 

Bir de Christopher Nolan’ın açıklamalarına bakalım. Christopher Nolan, e-mail ve cep telefonu hakkında aşağıdaki görüşleri sunmuş;

“Yaptığım işle ilgili bana en ufak bir yararı olduğunu düşünmediğim için e-mail hesabı kullanmıyorum.”

Cep telefonu hakkında ise “Bu işe başladığımda bir cep telefonum yoktu diğer birçok insan gibi. Hiç bir zaman da bir tane almak istemedim ve rahatsızlığım olmadı. Kendimi sürekli çalışıyor olmakta dolayı çok şanslı hissediyorum.”

Kendine ayırabildiği zamandan oldukça memnun olan Nolan, boş zamanını da tabi ki bu iki zaman öldürücü konu ile doldurmak istemiyordur.

Bazı olayları abartmayı çok seviyoruz ama bu konunun üzerinde de inanılmaz bir başarı hikayesi olarak durmaya gerek yok. Bu durumu; bir zorunluluğu olmadığı ve hoşlanmadığı yönünde değerlendirebiliriz. Yoksa nedir yani…

 

YORUM YOK

CEVAP VER