Geçmişten Günümüze Kurallar

Hukukun amacı toplumsal düzeni sağlamaktır. Rasyonelleşme ile oluşmuştur. Yani negatif yaptırımlara girmektedir. Düzenin sürdürülmesi olanaklı kılan ise bireyin hukuka uyma davranışını sürdürmesine bağlıdır.

Örf ve adet kuralları eskiden beri uygulanan bir kurallar sistemidir. Bu kurallar da toplumsal düzeni sağlamak açısından önemlidir. Eskiden beri bu kurallara uyularak toplumsal düzenin sağlamaya çalışılması bunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu kurallara ya alışkanlık olduğundan dolayı uyulur yada bilinçli olarak tecrübe edildiğinden dolayı uyulur.

Ahlak kuralları insanların birbirleri ile olan etkileşimlerinde, toplumsal yaşamın daha güzel ve problemsiz olarak sürdürülmesinde insan vicdanına da başvurulan bir yaptırımla uyulan kurallardır.

Görgü kuralları ise belli bir statüye sahip olan üst tabakalara ait olan kurallardır. Bu kurallara uymayanlar dışlanmaktadır.

Modernleşme ile birlikte bu hukuk dışı kuralların yerini hukukun düzenlediği hukuk kuralları aldı. Bireyler arasında üç tür mübadele vardır. Objelerin mübadelesi (ekonomik), fenomenlerin mübadelesi (dil), kadınların mübadelesi (hısımlık). Bu ilişkilerin yürüyüşü normlarla belirlenmektedir. Bu normların benimsenmiş olması gerekir.

kurallar

Toplumsal kurallar kendiliğinden oluşmazlar. Öğrenme yoluyla, eğitim yoluyla öğrenilmektedir. Bu şekilde de aktarılarak devam etmektedir. Büyüklere karşı nasıl davranılması gerektiği, yeme içme adabı hakkında birçok kitap vardır. Edindiğimiz tecrübelerle kendimize bir yol çizeriz. Saygıyı çevremizdekileri görerek öğreniriz. Gözlemlerle elde ettiğimiz şeyler haz veriyorsa bunda tatminlik söz konusudur. Eğer acı veriyorsa tatminsizlik durumu var demektir. Haz veren şeylere daha çok yaklaşıp benimserken, acı veren şeylerden de uzaklaşırız. Eğer ortaya çıkan normlar belli bir müddet sonra isteklere cevap veremiyorsa o zaman yerine yeni normlar oluşur. Yaptırımlarında zaman içerisinde farklılaşması gerekir. Mesela eskiden kız isteme olaylarındaki başlık parası, yakın çevreden kız alma, flörtün hoş karşılanmaması gibi durumlar zaman içerisinde anlamını yitirmeye başladı. Kız isteme formel olarak devam etmeye başladı.

Normlar insanların yaşamlarının her evresinde içselleştirilmektedir. Belli bir düzen oluştuktan sonra uyum içerisinde devam edilir. Ve bu normları sorgulamadan kabul ederiz. İnsanın kişiliği gelişirken toplum baskın olur. Bu sebeple bireyin incelenmesi gerekir. Ekonomik, siyasal olaylar da bireyi etkilemektedir.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir