Göz Anjiyosu Nasıl Yapılır ? Yan Etkileri Nelerdir?

Göz dibi anjiyosu gözdeki damarları incelemek için yapılmaktadır. Göz dibi anjiyosu yapılırken öncelikle kişinin sağlıklı olması gerekir. Kişinin herhangi bir vücut rahatsızlığı bulunmamalıdır. Hastanın herhangi bir vücut rahatsızlığı yoksa, hastanın vücuduna koldan iğne yardımı ile boyalı bir madde verilir. Bu maddenin ışığı yansıtma özelliği bulunmaktadır. Hastaya iğne yardımı ile damardan verilen bu boyalı madde bütün vücudu dolaşarak gözden de geçer. Bu esnada hastanın göz bebeği büyütülmüş olur. Bu boyalı madde atardamara geldiği esnada ise gözün fotoğrafları çekilir. Göz içindeki bu dolaşım esnasında damarlarda sızdırma olup olmadığı ve damar yapılarında bir bozukluk bulunup bulunmadığı tespit edilir. Vücuda verilen bu boyalı madde bir süre sonra vücuttan atılarak damar duvarında birikinti halinde kalır. Göz bu durumdayken de fotoğrafları çekilir. Ve işlem bu aşamadan sonra sonlanmış olur.

Çeşitli göz hastalıkları nedeni ile göz anjiyosu yapılmaya karar verilen hastada genel olarak bir vücut rahatsızlığının olmaması istenir. Göz anjiyosu sağlıklı kişilere yapıldığında aslında bir yan etkisi bulunmamaktadır. Burada verilen ilaç boyalı bir madde olduğu için bu madde damarlarda geçerken floresans denilen bir etki ile göz dibinde bu yansımanın fotoğrafları çekilerek yapılır. Bu boyalı madde ilk olarak vücuda verildiğinde kişide hafif bir bulantı hissi olabilir. Bu bulantı hissi on beş, yirmi saniye içinde geçmektedir.  Kişi bu esnada derin bir nefes alıp vermelidir. Bazı çok hassas olan kişilerde bu bulantı çok daha fazla olabilir. Bu esnada işleme ara verilmelidir.

göz anjiyosu

Çok nadiren vücutta alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu nedenle göz anjiyosundan önce alerji önleyici ilaçlar kullanılabilir. Çok nadir olarak ciddi alerjik reaksiyonlar görülmüştür. Genel olarak sorunsuz olarak yapılmaktadır. Yan etkisi pek olmayan bir  yöntemdir. Bu boyalı maddenin vücuttan atılması da önemli bir konudur. Çünkü  boyalı bir madde olduğu için ilk yirmi dört saat idrar renginde bir koyulaşma görülür. İdrar rengindeki  bu koyulaşmaları hastaya söyleyerek hastanın panik yapması önlenmiş olunmalıdır. Bu sayede kişinin korkması ve tereddüde kapılması önlenir. Yirmi dört saat sonra idrar rengi de normale döner.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir