Kalıp Yargıların Oluşmasına Neden Olan Bilişsel Kuramlar

Kalıp yargılar belli bir toplumsal gruba ait olan inançlardır. Bu grup cinsiyet, azınlık, etnik, yaşlı, çocuk vs gibi pek çok şey olabilir. İnsanları kategorize etme eğilimi kalıp yargıların oluşmasına neden olmuştur. Ön yargı ile kalıp yargı arasında fark vardır. Ön yargı da sadece negatiflik söz konusu iken, kalıp yargılar da hem negatiflik hem pozitiflik söz konusudur.

Kalıp yargılar belli bir toplumsal grubun çağrıştırdığı özellikleri belirtir. Bu özellikler bilişsel, duyusal, davranışsal olabilir. Gerçeği yansıtmayan özellikler de olabilir. Kalıp yargılar ne kadar bir tür bilişsel kalıp ise de sadece zihinsel süreçte kalmayıp davranışsal sonuçlara da yol açabilir. Bu da farklı toplumsal gruplara yönelik ayrımcılığa neden olabilir. İnsanlar kalıp yargıları kedi ait oldukları toplumsal grubu, diğer toplumsal gruplardan ayırma; kendi ait oldukları toplumsal grubu kendi benliklerine olumlu değerlendirme isteği sonucu ortaya çıkmıştır.

kalıp yargılar

Kalıp yargılar değişik hedef gruplarının özelliklerini yansıtabilecekleri gibi hedef grupların belli bir toplumun geçmişindeki yerini ve deneyimlerini de yansıtabilir. Örneğin Yahudilerle ilgili bir kalıp yargı ticari zekayı çağrıştıran kelimeler içerir. Bunun nedeni tarih içinde Yahudilerin pek çok ülkede ticaret dışındaki mesleklere girememiş olmalarından kaynaklanmaktadır.

Kalıp yargıların oluşmasına neden olan bilişsel kuramlardan biri yanılgısal ilişkidir. Yanılgısal ilişki gözlemcilerin gerçekle ilişkisi olmayan iki olay arasında bir ilişki algılaması veya iki olay arasındaki ilişki düzeyini abartması olarak açıklanabilir. Mesela ülkemizde açık renkli saç, açık ten, renkli göz göreceli olarak az bulunan olgulardır. Atatürk’ün karizmatik lider oluşunda mavi gözleri bağdaştırılmıştır.

Diğer bilişsel kuram ise güdüsel açıklamalardır. Bunlardan ilki insanın kendisini olumlu değerlendirme isteği gelir. Kişinin kendisiyle ilgili olumlu yargıya varabilmesinin yolu kendisini başkalarıyla kıyaslayıp kendisinin daha iyi olduğuna karar vermesidir. Başkalarını göreceli olarak kötü ve değersiz atfederek kendisini olumlu olarak değerlendirmesini sağlar.

Kalıp yargılar her ne kadar zihinsel olarak taşınan inançlarsa da etkileri önemli olan toplumsal sonuçlara neden olabilmektedirler. Kalıp yargılar nedeniyle insan birey olarak unutularak belli bir grubun üyesi gibi değerlendirilir. Üniversitede akademisyenlik yapan birinin klasik müzik dinlemesi bireysel kimliği ile değerlendirilmez. Akademisyen olmasıyla yani mesleğiyle bağdaştırılır. Akademisyen kimliğine bağlanır.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir