Sanatın Duyguların Dışa Vurumu Olduğu Görüşü

Robin George Collingwood, 1889- 1943 tarihleri arasında yaşamış ve ismini birçok alanda duyurmuş olan ünlü bir İngiliz filozof ve tarih felsefecisidir.

Collingwood 1938 yılında Sanatın İlkeleri adlı kitabını yayınlamıştır. Bu kitapta sanatın duyguların dışa vurumu olduğu görüşü savunulmaktadır.

Robin George Collingwood
Robin George Collingwood

R. G. Colligwood bu eserinde zanaat ve sanat arasında da bir ayırım yapmıştır. Sanat yapılırken bir şey üretilir ve üretilen şeyin başı sonu hesaplanmaz, aynı zamanda maddi bir kar amacı gütmeden yapılır. Zanaatta ise belirli bir plan çerçevesinde o plana uyarak yapılması istenen şey bilinerek ürün ortaya çıkarılır. Bu şekilde üretim yapılmış olunur. Bir sanat eseri üzerinde sonradan değişiklikler yapılabilinir. Fakat zanaatkar zaten istenilen ürünü imal etmiş olur ve ürettiği maldan kar amacı güderek işini yapar. Bir sanat eseri duygular harekete geçirilerek yapılır. Sanatçı duygularını katarak bir eser ortaya çıkarmaktadır. Zanaatkar ise duygularını kullanmaz çünkü yapacağı ürün zaten önceden bellidir. Planlanan şeyleri imal eder. İşte sanatın duyguların dışa vurumu olduğu görüşünü savunanlar sanat ile zanaat arasındaki ayrımı yaparken bu farklılıklardan yola çıkarak bu sonuca ulaşmaktadırlar.

Sanatın duyguların dışa vurumu olduğu görüşünü savunanlara göre, sanat herhangi bir duygunun da dışa vurumu değildir. Bu duygu ifade edildiği ana kadar açıklığa kavuşmamaktadır. Açıklığa kavuşması da ancak bir duygu sayesinde olmalıdır. Bu görüş sanat olarak kabul edilen bazı eserleri kabul etmemektedir. Mesela Rönesans Döneminde yapılan resimler, duyguların dışa vurumunu açığa çıkartmak için yapılmamıştır. Bu resimler dinsel duygular uyandırmak amacı ile yapılmıştır. İşte sanatın duyguların dışa vurumu olduğu görüşü, bu durumu açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Çünkü bu resimler sanat eseri olarak kabul edilmektedir.

Sanatın duyguların dışa vurumu olduğu görüşü, aynı zamanda psikoterapi seanslarını sanattan ayırt etmekte de zorlanmaktadır. Bunları da sanat olarak kabul etmektedir. Bu sebeplerden dolayı bu kuram yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Böylece insanlar yeni kuram arayışlarına yönelmişlerdir. Değişik kuram arama çabaları, sanatın tanımının yapılması için yapılan çalışmaların ne kadar doğru olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanlar tartışarak sanatın tanımını yapmak için en doğru ifadeyi bulmaya çalışmaktadırlar.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir