Uluslararası Bankacılıkta Örgüt Yapısı

Bankaların, uluslararası piyasalara açılma yöntemleri şunlardır:

  1. Uluslararası Bankacılık Departmanı: Banka uluslararası alanda hizmet vermek istiyorsa bu departmanı mutlaka oluşturmalıdır.Ülkeler arasında para sistemleri, iş pratikleri, dil vb. konularda farklılıklar bulunur.Bu farklılıklar yüzünden uluslararası departman yoluyla bankaların etkin işlem yapması mümkün değildir.Bu nedenle diğer örgüt yöntemleri daha çok kullanılır.
  2. Muhabir Bankacılığı: Yabancı ülkede şubesi olmayan ana banka, dış ülkelerdeki ilişkilerini “muhabir banka” aracılığıyla yürütülür.Muhabir bankacılığının temel fonksiyonu ithalat ve ihracat işlemleri dolayısıyla borçların ödenmesi ve alacakların tahsil edilmesine dayanır.Muhabir Bankacılığının sakıncaları şunlardır; muhabir banka hizmet verme önceliğini yabancı banka müşterilerine değil, kendi müşterilerine doğru kullanabilir.Karşı tarafa düzenli ve yeterli kredi vermede isteksiz davranabilir.Yasal engeller sonucu bazı türdeki kredileri veremeyebilir.
  3. Temsilcilik Büroları: Uluslararası Banka, yabancı bir ülke ile iş yapan müşterisine kendi personeliyle hizmet vermek için yabancı ülkede temsilcilik bürosu açabilir.Bu bürolar, bankanın yurtdışı şubeleri değildir.Bankanın kendi personelinden oluşan küçük birimleridir.Temel fonksiyonları; ana banka müşterilerine yerel ülke hakkında bilgi vermek, önerilerde bulunmak, muhabir ilişkilerini izlemek, yerel ülkeyle ilgili işleri yürütmek, yerel firmaların kredi analizini yapmak vb. Mevduat kabul etmez; kredi açmazlar; para işleriyle uğraşmazlar.Avantajları; yerel piyasa hakkında düşük maliyetle bilgi edinirler, iş hacminin küçük olduğu bazı durumlarda etkin hizmet verirler ve yeni iş bağlantıları yapmaya yardımcı olurlar.
  4. Acentalar: Temsilcilik Büroları ile Banka Şubeleri arasında yer alırlar.Mevduat kabulü dışında her işi yaparlar.Örnek; yerel para piyasası ve döviz piyasasıyla ilişki kurarlar, kredi verirler, menkul değer alım-satımı yaparlar, yabancı fonları piyasaya aktarırlar.Dezavantajları; değişik uygulama alanlarında farklı düzenlemelere bağlı olmalarından dolayı potansiyel faaliyetlerinin sınırlandırılmış olmasıdır.
  5. Şube Bankaları: Bir taraftan ana bankanın bir parçası olarak ana ülkenin, diğer taraftan da faaliyet gösterdiği ev sahibi ülkenin yasalarına uymak zorunda olduğu için faaliyet alanları önemli ölçüde kısıtlanmıştır.Ana bankanın tüm kaynaklarından yararlanabilirler fakat kendi özel kuruluş sözleşmesi, yönetim kurulu, pay sahipleri ve özsermayeleri vardır.Banka yönetim ve işletme açısından kendi defterlerini tutar.Borç-alacak ise ana bankaya aittir.Yasal kredi sınırları ana bankanın mali kapasitesiyle orantılıdır.Bu da şube bankalarını avantajlı konuma getirir.Diğer avantajları; sınır ötesi para piyasalarına çıkış imkanı sağlarlar; ana banka, şube aracılığıyla yabancı faaliyetler üzerinde denetim yapabilir; işletme politikaları sıkı bir şekilde birleştirilerek ana banka müşterilerine geniş çapta hizmet sunarlar.Dezavantajıysa; ana bankanın, şubenin borç alacaklarından dolayı yerel ülkede de dava konusu olabilir.
  6. Bağımlı Bankalar: Ayrı bir kimliğe sahip olarak kurulan, ancak kısmen ya da tamamen yabancı bir bankanın mülkiyetinde olan ve ev sahibi ülkenin yasalarına göre faaliyet gösteren bankalardır.Bazı ülkeler, yabancı bankaların şube açmasına izin vermez sadece yerel ülke yasalarına göre faaliyet yapmalarına izin verilir.Bazende ülkedeki vergi yasaları bağımlı bankaya ayrıcalıklı olabilir.Bu durumlarda bağımlı bankalar oluşur.Bağımlı banka, müşterinin gözünde ana banka kadar güvenli sayıldığı için daha fazla yerel mevduat toplar.Yasal kredi sınırları, kendi öz sermayelerine göre belirlenir.Yerel iş çevreleri, yabancı bankaya bu bankalar aracılığıyla ulaşır ve bu da söz konusu bankayı ülke içi ve dışında, şube bankalar göre daha avantajlı konuma getirir.
  7. İlişkili Banka: Kısmen yabancı ülkedeki ana bankanın, kısmende yerel kişi ve kuruluşlarla diğer yabancı bankaların mülkiyetinde olan yerel ülke yasalarına göre kurulan bankadır.Mutlaka ana bankanın denetimi altında bulunması gerekmez.Yeni kurularak oluşturulacağı gibi yerel bankanın hisselerini almak suretiyle de oluşturulabilinir.En zayıf yönü ise ortaklar arasında belirli politika ve uygulamalar konusunda anlaşmazlık çıkabilir.
  8. Konsorsiyum Bankaları: Farklı ülkelere ait iki veya daha fazla bankanın mülkiyetinde olan ve bağımsız olarak kurulan bankalardır.Mevduat kabul etmeyip genellikle yatırımlar için bir bankanın tek başına verebileceğinden daha büyük miktarlarda uzun vadeli krediler verirler.Şirketlerin çıkardıkları tahvillere taahhütlü satış imkanı tanır, para piyasası işlemleri yapar, şirketler arası birleşmeleri organize eder.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir