Uzay Hakkında Merak Edilenler

Uzayın gerçekten boş olduğu söylemek bilimden uzak bir görüştür. İçerisinde dünya, güneş, ay, gezegenler, yıldızlar vardır. Yıldızların birlikte bulunduğu gök adalar vardır. Gök adaların birlikte bulunduğu gök kümeler bulunmaktadır. Bunlar uzayın dolu olduğunu göstermektedir.

Dünyada yaşıyoruz, atmosferimiz var. Atmosfer güneş ışınları tarafından aydınlatıldığında tamamen bizi saran mavilik oluşuyor. Geceleyin yıldızları görüyoruz. Atmosfer bittikten sonra dünyanın dışına çıktığımız her şey uzaydır. İçerisinde gazlar ve tozlar da bulunmaktadır. Tıpkı evren gibi uzayın sınırı veya sonu yoktur. Şu andaki teknolojik gelişmeler açısından bunu söylüyoruz. Belki ilerde yeni araştırmalar sonucu yeni bilgilere ulaşmak mümkündür.

uzay

Güneş cüce ve sarı renkli bir yıldızdır. En devasa yıldızın yanına güneşi koyduğumuzda güneş küçük görülür. Her bir yıldız aslında güneştir. 250 milyar galakside irili ufaklı yıldız bulunmaktadır. Diğer galaksiye gittiğimizde yine orada da 250 milyar yıldız görünür.

İnsanlar yaşamak için başka bir gezegene gidebilir mi diye sorular sıkça sorulmaktadır. Ay ile çalışmalar yapılmıştır. Marsa yolculuk yapmak içinde çalışmalar yapılmaktadır.

Gezegenler bilimin en büyük problemlerinden biri oldu. Pek çok yıldızın etrafında bol miktarda gezegen bulunmaya başlandı. Yaşanabilir gezegenler var mı diye araştırmalar yapılmaya başlandı. Her gün yeni gezenler bulunmaya devam ediliyor. Dünya benzeri gezegenlere henüz rastlanmamıştır. Dünya güneşe en uygun ve konforlu bölgede yer almaktadır. Biz buraya yaşam çemberi demekteyiz. Burada hayat oluşmuştur.

Düşmeyen insan yoktur. Her zaman düşebiliriz. Bunun sebebi yer çekimidir. İnsanlar bu kütle ile çekildiği için yere basarak yürümektedir. Havada uçuşmadan kaymadan insanlar yürümektedirler. Bunu sağlayan cismin kütlesidir. Uzayda kütlesi olan her cisim çevresindeki cisimlere çekim uygulamaktadır. Dünya aya çekim uygularken, ayda dünyaya çekim uygular. Yer çekimi aslında kütle çekimidir.

Kütle çekimini  atomaltı parçacığın oluşturduğu görüşündeler bilim adamları. Ve bu parçacığa graviton adını vermişlerdir. Gravitonlar çok hızlı ve gözle görülemeyecek kadar küçük parçacıklar olduğundan henüz gözlenememişlerdir. Böylelikle kütleler çevrelerindeki diğer kütlelere çekim uygularlar, içlerindeki gravitonlar sayesinde bu olayı gerçekleştirmektedirler. CERN gibi tesislerde gravitonları gözlemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir