Yaşlılıkta Ölüm Korkusu

Belirli yaşlara gelindiği zaman insanlarda ölüm korkusu ortaya çıkmaya başlar. Aslında ölüm kaygısı her yaşta insanın aklına gelen ve insanı düşündüren bir durumdur. Herkes ölümü düşündüğü zaman içinde bir korku, endişe yaşar. Fakat yaş ilerledikçe insan kendisini ölüme daha yakın hissetmeye başlar. Bu nedenle ölümü daha çok hatırlamaya başlar.

Ölüm korkusu her yaşta, her cinsiyette görülen bir kaygı çeşididir. Ama yaşlılıkta daha çok ortaya çıkar. Çocukların evlenip evden ayrılarak kendi  hayatlarını kurmaya başlamaları sonucunda kişi kendisini yalnız hissetmeye başlar. Eğer eşlerden biri de vefat etmişse o zaman kişi daha çok mutsuz olur ve mutsuzluk onun kaygılara kapılmasını da arttırır.

ölüm korkusuÖlüm korkusunun yanı sıra yaşlıların ruh halinde de rahatsızlıklar ortaya çıkar.  Yalnız kalmak istemezler. Aşırı derecede alınganlık gösterirler. Kendilerinin anlaşılmadığını düşünürler. Bunların hepsi kişiyi umutsuzluğa iter. Yalnızlığa kapılır. Kaygıları giderek çoğalır.

Yaşlılarda yalnızlık sık yaşanan bir durumdur. Çocukların evden ayrılarak hayatlarını kurmaya başlamaları ile evde kişi sayısı azalır. Ama yaşlılık demek evde oturup beklemek değildir. Yaşlılıkta da pek çok şey yapılabilir. Kişi ne kadar çok aktif olursa o kadar çok hayata tutunur. Yaşlılık döneminde kişiler derneklere ve vakıflara üye olabilirler. Çeşitli kurslara giderek yeni hobiler kazanmaya çalışabilirler. Sık sık yürüyüşe çıkıp temiz hava almaya çalışmalılar. Ayı zamanda sosyal çevrelerini arttırarak kendilerini yalnızlıktan kurtarabilirler. Çeşitli etkinliklere katılabilirler. Dışarıda vakit geçirebilirler. Yaşlılık döneminde de kişi isterse hayata tutunur.  Yapılacak pek çok şey vardır.

Yaşlılarda depresyon sıklıkla görülebilir. Fiziksel rahatsızlıklar da artar. Ancak gerçek kökenli bir fiziksel rahatsızlıklar yoksa doktorların kendilerini anlamadığını söylüyorlarsa, teşhisi bulamadıklarını iddia ediyorsa o zaman doktorların durumu fark ederek kişiyi psikologa yönlendirmeleri gerekir. Çünkü kişinin psikolojik kaygıları ön plandadır.

Yalnız yaşamak zorunda kalan kişilerin yakınları bu konuda kişiye yardımcı olmaları gerekir. Çeşitli aktivitelere kişiyi yönlendirerek vaktini dolu bir şekilde geçirmesi sağlanmalıdır. Bu sayede kişi kendisini dinlemekten vazgeçer. Başka şeylerle uğraşmak kişiyi rahatlatır. Bu sayede de ölümü düşünmek, yalnız kaldığını düşünmek gibi hislere kapılmaz.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir