Ana Sayfa Blog

Rus markası Yotaphone çıkarmış olduğu Yotaphone 2 modeli ile adından çokça söz ettireceğe benziyor. Telefon kullanıcıya çift ekranlı kullanım imkanı sağlıyor. Can alıcı noktası çift yüzlü olması ile öne çıkan telefonun kullanıcılara büyük kolaylık sağlaması hedefleniyor. Telefona olan rağbetin ne derece olacağı ise merak konusu. Fiyat olarak ise 600$’dan satışa sunulması bekleniyor. Yotaphone 2’nin tanıtım filmini izleyerek daha fazla bilgi elde edebilirsiniz.

Yotaphone 2 Tanıtıcı Film

0 211

Harita ve kontrol teknolojisi her geçen gün gelişirken yeni ilham kaynağı oluşturmaya da devam ediyor. Otonom arabalar son yıllarda adından çokça söz ettirmeye başladı. Otonom yani sürücüsüz arabaların önündeki en büyük sorunlardan birisi güvenlik sorunu. Hem teknolojinin ilerlemesi hem de otonom araba kültürünün oluşması için daha önümüzde çok yıl var gibi gözüküyor.

Google Self-Driving Car Project

Google Self-Driving Car Project

Google Self-Driving Car Project, ismi ile karşımıza çıkan projede bitmiş bir otonom aracın test sürüşü yapılıyor. Aşağıda yer alan videoda otonom araca binen kişilerin hem tereddütlü hem de mutlu anlarına tanık olabilirsiniz. Özellikle güneş gözlüklü abinin yüzündeki gülümsemenin altındaki tedirginliği çok rahat görebilirsiniz. Bu da gayet doğal aslında. Bakalım otonom araçlar önümüzdeki yıllarda hangi düzeye ulaşabilecekler.

Samsung Gear VR

Teknoloji hızlı bir şekilde gelişmeye devam ederken, firmalar da pazar paylarını arttırabilmek için olabildiğince inovatif adımlar atmaya çalışıyor. Samsung‘un son olarak üzerinde çalıştığı bir akıllı telefonu tanıtacağım. Başa giyilerek kullanabileceğiniz bu telefon sayesinde sanal gerçekliği yaşayabileceksiniz. Ürünün ilk etapta çok yaygın olacağını pek düşünmüyorum. Başa giyilen cihaz “Gear VR” ismini alırken; verilerin alındığı kameraya ise “Project Beyond” ismi verildi.

Öncelikle çok kaba ve kafanızda büyük bir kaskla yürüyormuşsunuz gibi duruyor. Hatta aynen öyle! Bu yüzden daha estetik ve kullanışlı olması için daha uzun bir yol var önünde.

Sistemin nasıl çalıştığına gelirsek; öncelikle bir kamera mekanizması ile ortamlar 360 derece full hd bir şekilde çekiliyor. Beyond Project, 16+1 adet full hd kameraya sahip. Cihaz ile alınan video ve görseller bir veritabanı üzerine kaydediliyor. Bu veritabanı üzerinden akıllı telefon ile sanal gerçeklik sağlanmış oluyor.

project beyond samsung

project beyond samsung

Aşağıda yer alan videoyu izleyerek daha sağlıklı bir görüş elde edebilirsiniz.

0 118

Google’ın günün yaşanan en önemli olaylarını ya da en önemli şahsiyetlerini konu aldığı Doodle projesinde bugün rahmetli Kemal Sunal var.
Kemal Sunal için hazırlanmış Doodle:
IMG_0314.PNG

Kemal Sunal yaşasaydı bugün 70. Doğum günü olacaktı. Ama öyle bir karakter ki hala yaşıyor gibi hiç ölmemiş gibi… Mekanın cennet olsun…
IMG_0315.PNG

Amaç”ya da “The Goal“; yıllar boyunca endüstri yönetici ve çalışanlarına ilham kaynağı olmuş ve sorunların çözülmesinde başucu kitabı niteliği taşımış bir eserdir. Eser ilk baskısını 1994 yılında yayınladı. 20 yıl içerisinde kitap birçok dile çevrilmiştir. Kitabı diğer iş dünyası kitaplarından ayıran kısım teknik konuları roman tarzı bir anlatım ile okuyuculara sunarak hem daha akıcı hem de daha anlaşılır kılmıştır.

Amaç – Kitabın Özeti:

Fabrika müdürü olan Alex Rogo için fabrikada işler hiç de iyiye gitmemektedir. Grup şirketin sahip olduğu fabrikaların neredeyse tamamı her ay zarar etmektedir ve büyük patronlar bu durumun daha fazla gidemeyeceğini ve küçülme politikası izleyeceklerini açıklamıştır. Alex Rogo bu durumu ilk olarak Başkan Yardımcısı olan Bill’den alır. Bill, fabrikanın kara geçmesi için Rogo’ya 3 aylık bir süre tanır. Rogo için zorlu bir 3 ay başlamıştır. Zira bu 3 ay sadece Rogo için değil aynı zamanda Bill için de geçerlidir. İkisi de hem işsiz kalma hem de kariyerlerine kötü bir hatıra ekleme ile karşı karşıyadır.

Rogo’nun kurtarıcısı Jonah olur. Jonah eski bir tanıdık olan Fizik profesörüdür. Rogo da çok şaşırır bir Fizik profesörünün, endüstri ile bu kadar ilgili olması ve inanılmaz bir danışmanlık sergilemesine. Rogo, Jonah’tan edindiği bilgiler ışığında artık sorgulayıcı ve yenilikçi bir müdür olmaya başlar. Bu başlangıç sistemin kalıplaşmış kurallarını yıkar ve Rogo ile fabrikanın diğer yönetici ekibi büyük bir risk alarak maliyeti önemsemeden öncelikli odağı nakit akışına çevirir. Nakit akışının artması için de önemli olan Kısıtlar Teorisi’ni iyi bir şekilde uygulayarak darboğazları ortadan kaldırmaktır. Rogo şunu fark eder ki; amaç; yüksek verimlilik, üretkenlik, 7/24 çalışma, vb. birçok şeyden ziyade asıl amaç para kazanmaktır. Para kazanmak da ancak;

  • Net kar,
  • Yatırım getirisi
  • Nakit akışı üçlüsünün eşzamanlı artması ile mümkündür.

Yatırım ile harcama birbirinden ayırt edilerek daha mantıklı adımlar atılmalıdır. Envanter azaltılmalı ve akış hızlanmalıdır. Devamında darboğazların da ortadan kalkması ile birlikte daha fazla sipariş alınmalıdır.

Rogo için işler aslında çok kolay gitmez. Hem iş yerinde hem de özel hayatında sıkıntılı günler geçiren Rogo, karısının onu terk etmesi ile birlikte bir süreliğine yalnız dahi yaşamıştır.

Rogo, darboğazları çözdükçe fabrika stoklarını eritir ve 2 ayı bulan teslimat gecikmelerini eriterek tam zamanında teslimat yapmaya başlar. Rogo, darboğazların tespiti ve çözümü için hayatın tüm anların ilham alır. Oğlunun izci kampından, kızı ve çocuğunun ortaya koyduğu çözüm önerilerinden, iş arkadaşlarından ve tabi ki Jonah’dan birçok öneri almış ve bunu başarılı bir şekilde idrak ederek ve geliştirerek uygulamıştır. Herbie(oğlunun izci kampındaki gecikmeyi ve uyumsuzluğu oluşturan arkadaşı)’de meydana gelen sıkıntı çözülürse sistem de çözülür. Kısıtlar Teorisi de endüstri de Herbie’yi bulmak ve onu etkin kullanmaya dayandırılmaktadır.Sonuç olarak Rogo bu inanılmaz başarısı ile birlikte hem sistemin katı kurallarının anlamsız ve engelleyici olduğunu gösterir; aynı zamanda da kendi ve iş arkadaşlarının terfi almasını sağlar.

Kitap Hakkındaki Görüşlerim:

Kitabın özetini yazarken birçok etmeni atladım. Çünkü kitap her anı ile dolu dolu ve anlam yüklü bir kitap. Herkesin kendi hayatı için alacağı dersler var. Bu kitabı okumak için fabrika müdürü olmanız da gerekmiyor. Ne iş yaparsanız yapın bu kitabı okuyarak iş hayatınızda önemli değişiklikler yapma gücünü ve heyecanını bulabilirsiniz. Kitapta Jonah’ı pozitif akıla benzettim. Bir Fizik profesörünün Rogo için yaptığı öneriler aslında sadece sorgulayıcı ve realite gözünün sonucudur. Bazen kalıplaşmış formülleri ve sistemin katı kurallarını bir kenara bırakmak gerekir. İnovasyon, sürekli iyileştirme kavramları da buradan çıkmaktadır. Bu kavramlar her fabrika için farklı anlamlar ifade eder. Kitapta da bu anlatılmaktadır. Fabrika müdürü bazen klasik yönetimin dışarı çıkmalı ve inisiyatif kullanarak proaktif davranmalıdır.

“Amaç” çok akıcı ve karmaşık konuları çok basit bir şekilde anlatan başucu kitabıdır. Her okuyan hem özel hayatı için hem de iş hayatı çok güzel dersler alacaktır.  Kitabın ana düşüncesi: ” Ne yaparsanız yapın önce asıl amacınızı belirleyin, sonra amaca ulaşmak için yapılması gerekenleri çıkartın ve elinizden geleni yapın. “.

0 197

1936 yılında yapılması itibariyle birçok kişiyi cezbetmese de hayatı ve endüstriyi inanılmaz bir şekilde anlatmıştır. Sessiz sinema olması ve siyah beyaz çekilmesi ile birlikte aynı zamanda da endüstriyi ve kapitalizmi bu denli iyi irdelemesi çok ironiktir. Azla çok şey anlatmak çok büyük bir başarıdır.

Charlie Chaplin‘in ürettiği son sessiz filmdir. “Modern Zamanlar” ya da “Modern Times”, konusu itibariyle o tarihlerde büyük bir sansür ile karşı karşıya kalmıştır. Komünizm propagandası yaptığı ileri sürülerek Almanya ve İtalya’da yasaklanırken Amerika’da da gişe yapamamıştır.

İşçinin yaşadığı ironik hayatı çok iyi bir şekilde özetlemiştir. O yıllarda yaşanan işsizlik sorununu, fakirliği, işçi-işveren ilişkisini, makineleşme ve otomasyonu, verimliliğin yükseltilmesi amacı ile ortaya konan robot insan muamelesini net bir şekilde anlatmıştır.

George Carlin günümüzde sınıf ayrımını çok iyi yapmıştır. Zenginler, orta sınıf ve işçi sınıfı – fakir halk. Zenginler az bir dilimi oluştururken fakirler de orta sınıf için bir korku sınıfı olarak var olmuştur. Ayaklanmaların önüne geçmenin en basit yoludur. Bu yüzden bu sınıf zenginler var oldukça olacaktır. Charlie Caplin de işçi sınıfının sorunlarını anlatmayı hedeflemiş ve çok iyi bir şekilde de icra etmiştir. 

0 267

Türkiye tanıtımı için ayrılan bütçe bir hayli yüksek olsa gerek. Peki kullanılan argümanlar ne kadar kaliteli ? Şimdi size Leonardo Dalessandri’nin ülkemizi gezerek hazırlamış olduğu video ile başbaşa bırakacağım. İnanılmaz görüntüler yakalayan ve ortaya çok dikkat çekici bir çıktı sunan Leonardo Dalessandri, bir yönetmen ve maceracıdır.

Öncelikle turistin neler yaptığına bir bakalım;

20 gün içerisinde 3500 km’den fazla yol kateden Leonardo, kuzeyinden güneyine 6 şehri geziyor. Kapadokya, Pamukkale, Efes, İstanbul, Konya’yı gezerken baklavanın, dönerin, künefenin, çayın ve daha fazlasının tadına bakıyor. Türklerin güler yüzlülüğünden ve misafirperverliğinden de söz ediyor.

Watchtower of Turkey

0 156

Pırlanta, günümüz dünyasında en değerli taşlardan biri olma unvanına sahiptir. Ona bu unvanı kazandıran birçok neden gösterebiliriz ve bunlardan bazıları, çok sert ve sağlam olması, göz alıcı bir parıltısı olması ve işlemesi gerçekten zor bir madde olmasıdır. Sertliğinin ifade edilmesi açısından, mineralojide kullanılan bir terim olan mohs değerinin son rakamıyla yani 10 ile belirtilmektedir. Diğer tüm mineralleri çizebilmesi bu denli sertliğindendir. Bu sertliğine rağmen günümüz teknolojisi onu pırlanta bileklik, pırlanta yüzük, pırlanta küpe gibi formlara sokabilmektedir.

Pırlanta bileklik, pırlanta tektaş yüzük ve pırlanta kolye olarak farklı şekillerde süs takısı halinde rastlanılabilir. Tarihinde 1700’lü yıllar, kesim teknikleri açısından en çok gelişmenin yaşandığı dönemlerdir. Özellikle son dönemde, pırlantayı evlilik tekliflerinde yaygın bir şekilde gözlemlemekteyiz. Fiyatlarında oldukça farklılıklar olmasına rağmen geçtiğimiz yıllarda oldukça rağbet gören pırlanta takılar, evlilik tekliflerinde kullanılmasından ziyade, anneler gününe ve sevgililer gününe de damgasını vurmuştur. Pazarda öyle bir yer edinmiştir ki, günümüz ekonomik piyasasında bu ziynet taşı kullanılarak elde edilen takılar internet üzerinden dahi satılıp alınmaktadır.

Her geçen gün değerini artıran pırlanta değerli taşlardan en eski olanlardan biri olma özelliğini taşımasıyla beraber, pırlanta yüzük, pırlanta kolye, pırlanta bileklik gibi takılarda da geniş bir yelpaze kaplamaktadır. Öyle değerlidir ki Hollywood filmlerinde genellikle çalınan ya da peşinden koşulan odur. Günümüzde çıkarılanlarının yanında çok eskiden elde edilmiş ve tarihi miras niteliği taşıyabilenleri bulunmaktadır ve bunlar genellikle müzelerde sergilenmektedir.

0 148

Altın almak için artık saatlerinizi harcamanıza gerek yok. Sadece Mutlu Gold’un varlığından haberdar olmanız yeterli. Altın bir yüzükse öncelikli hedefiniz, http://shop.mutlugold.com.tr adresine girerek siparişinizi verebilirsiniz. Seçim yapmakta biraz zorlanabilirsiniz. Çünkü Mutlu Gold’daki yüzlerce ürünün arasından seçiminizi yapmanız biraz zaman alabilir. Sevdiklerinize ya da kendinize altın yüzük bakıyorsanız, memnun kalma garantisi bulunan söz konusu siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Yıllardır altını o kadar kötülediler ki alınması çok zor, ulaşılamaz bir hal aldı neredeyse altın. Oysa ki bir çift altın küpe, neredeyse her bayanda mevcut. Üstelik bu altın küpeleri Mutlu Gold’dan seçtiyseniz. Kesinlikle bir adın öndesiniz demektir. Farkınızı hemen ortaya koyacaksınız. Ücretsiz kargo ile satın altığınız küpeleriniz kapınıza gelecek ve hemen takınızı kullanmaya başlayacaksınız. Herkesin gözü üstünüzde olacak. Belki de diğer bayanlar küpeleri nereden aldığınızı soracak. Gönül rahatlığı ile paylaşabilirsiniz. Çünkü Mutlu Gold’daki her ürün, her bayanda ayrı bir güzel duracaktır.

Gerçekten de altın kendini Mutlu Gold’da buldu diyebiliriz. Özel koleksiyonları ile siz müşterilerine en iyi ürünleri, en şık ürünleri sunan Mutlu Gold, müşteri memnuniyetini kendine ışık olarak seçmiştir. Bir örnekle anlatalım. altın kolye alma durumunuz var. Çok dolaştınız ayaklarınıza kara sular indi. Hiç de uğraşmanıza gerek yoktu.

Daha fazla ürün çeşidi için http://shop.mutlugold.com.tr*kurumsal satış adresini ziyaret ederek, güvenilir şekilde alışverişinizi tamamlayabilirsiniz. Sadece Mutlu Gold adresini ziyaret etmeniz yeterli.

Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan birisidir “Satranç” . Kitap yaklaşık 70 sayfa olup bir solukta okuyacağınız bir kitaptır. Kitabın dikkat çeken birçok yanı vardır. Öncelikle yazar Stefan Zweig‘in hayata vedan etmeden önce kaleme aldığı son eserdir. Bildiğiniz üzere yazar ve eşi Brezilya’da intihar ederek hayatlarına son verdiler. Nazi Almanya’sı Stefan Zweig’i bir hayli yormuştu. Sadece Nazi Almanya’sı değil aynı zamanda Avrupa ülkeleri hakkında da çok olumlu bir düşünceye sahip değildi. Brezilya’ya gittiğinde çok sevdi. Yazdığı son mektupta da bunu belirterek ayrılmıştır. Aslında tekrar hayata tutunabilirdi ama kendi fikrine göre artık yeni bir şeylere başlamak için fazla yaşlıydı.

Neyse biz kitaba geri dönelim. Olaylar bir deniz vapurunda geçiyor. Deniz vapuru New York’tan, Buenos Aires’e yani Brezilya’ya yolculuk yapıyor. Kitap içerisinde olayları anlatan kahramanımız, vapur içerisinde bulunan yolcular arasında Dünya Satranç Şampiyonunun da yer aldığını öğreniyor. Onu asıl heyecanlandıran ise onun satranç şampiyonu olmasından çok karakteri ve zekası ile ilgili duydukları. Kimsenin beklemeyeceği biri ama o bir şampiyon… Bu düşünceler sonucunda onu daha yakından tanımak istiyor. Fakat kimse ile konuşmayan şampiyon onu bir hayli zorluyor. Sonunda onunla bir satranç müsabakası ayarlayarak onu daha iyi tanıyacağını düşünen kahraman bir şekilde bu müsabakayı hazırlıyor. Müsabaka tabi ki olağan şekilde şampiyonun ezici üstünlüğü ile gidiyor. Sonraki oyunda ise birden kahramanımıza ve onun takım arkadaşına yardım eden biri çıkıyor ve dünya şampiyonu ile berabere kalmalarını sağlıyor. Kim bu adam ? Dr. B. adında Gestapo (Alman istihbarat ajansı) tarafından işkence görmüş biri. Satrancı oynamayalı 20 yıl olmuş. Ama nasıl başarabildi bunu ? Onun hikayesini öğrenmeye başladığınızda kitabın daha yeni başladığını anlayacaksınız ve bir solukta da bitirerek tadı damağınızda kalacak.

Zaten 70 sayfalık bir kitap ve akıcılığı üst seviyede, bu yüzden sıkılacağınızı düşünmüyorum. Özellikle kitap okumayı alışkanlık haline getirmek isteyen arkadaşlar için iyi bir başlangıç olabilir.

Site Yazarı Google +: Adnan Kızıltoprak